
Laura Mazur ve Louella Miles tarafından yazılan "12 Pazarlama Ustasından Pazarlama Dersleri" adlı kitapta Regis McKenna röportajında sorulan bir soru bu. McKenna şöyle cevaplamış;
Evet, bence pek çok açıdan bunu yapıyorlar. Örneğin reklam ajansları bu yeni araçtaki yerlerini tayin etmeye çalışıyorlar. Şu anda online reklam, genel olarak giderlerin küçük bir parçasını oluşturuyor. Buna karşın online reklamcılık görsel ve yazılı basından çok daha hızlı büyüyor. Google doğrudan sponsorlara gidiyor ve sponsorlar da doğrudan Google'a geliyor. Bu araç popülerleştikçe, reklam ajanslarının değeri azalıyor. Online reklamcılık doğrudan ölçülebilir bir şey.
Geleneksel reklamcılık şekilleri, uzun zamandır doğru sonuçları verecek ölçme araçları arıyor. Yaratıcı insanların rolü hala önemli, çok önemli, ancak bir reklam ajansı genellikle yaratıcılığı bastırıyor ve baktığınızda büyük ajansların holdinglerin parçası haline geldiklerinde bu birleşmiş enerjilerini ortaya çıkarmakta olan teknoloji araçlarını araştırmak için kullanmadıklarını görürsünüz. Basın ve yayın reklamcılığı ve bunun marka geliştirilmesindeki rolü, televizyonun en parlak döneminde tavan yaptı. Bilgisayarınız ve akıllı telefonunuz yakında sizin televizyon ekranınız haline gelecek.
Tüketiciye ulaşmak için daha farklı yöntemler görüyoruz; ancak mesajlar o gürültü patırtıda ve kaosta kaybolup gidiyor. Tahminimce daha farklı becerileri ve yetenekleri olan daha yaratıcı kaynakların yaratıcı yazılım kampanyaları sunacakları günleri göreceğiz. Yaratıcı insanlar bu yeni aracı kullanmayı öğrenmek zorunda kalacaklar. ayrıca, daha fazla reklam ajansının "yazılım şirketi" haline geldiğini göreceğiz. Birkaç yıl önce, P&G'deki üst düzey yönetim ekibine bir konuşma yaptım. Soru-cevap kısmında, yöneticilerden biri bana şunu sordu: "Gelecekte reklam şirketimiz bir yazılım şirketi mi olacak?"
Kaynak: Conversations With Marketing Masters - MediaCat Kitapları
Altında J.J. Abrams'ın imzası olan her şeye gözü kapalı atlamaya hazırım. Lost henüz dünyayı çalkalamaya devam edip, etkisini kaybetmemişken büyük bir yankıyla televizyonlarımızda yer bulan Fringe ilginç konusu ve karakterleriyle hemen beğeni topladı.
FOX'ta yayınlanan Fringe, geçtiğimiz aylarda kendinden çok söz ettiren bir iletişim hamlesiyle güzel ve akılcı bir viral çalışması yaptı. Dizinin merak uyandıran karakterlerinden biri olan "Observer"ın dizideki konumunu kullanarak izleyiciye ulaşmayı planlayan yapımcılar bu konuda gayet başarılı olmuşlar. "Observer" hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için hazırlanmış bir mash-up videosu mevcut.
Yapılan virale gelirsek; dizi içinde de ne zaman nerede çıkacağı belli olmayan "Observer", FOX'un programları içerisine zekice yerleştirilmiş. Programlar esnasında seyirciler arasında, sahada ya da sahne arkasında çok kısa bir süreliğine "Observer"'ı görebiliyoruz. Aşağıda bir kaç programdan örnek var.
Bilenler hatırlayacaktır, Dexter adlı dizi için de yine viral pazarlama ve gerilla yöntemleri kullanılarak çok etkileyici işler yapılmıştı. Belki de artık yeni nesil reklamcılığın viral-gerilla olduğunu herkes yavaş yavaş kabul ediyordur.
Son zamanların en çok konuşulan online medya haberi gittigidiyor.com'un yaptırdığı viral filmi, nedense alternatif pazarlama yöntemlerine dair bir tepkiyi de gözler önüne serdi.
Yurtdışındaki reklam ajansları, uzun zamandan beri takip ettiğimiz gerilla ve viral çalışmalarıyla, internette dolaşan video ve fotoğraflarıyla bize sık sık "vaaay" dedirtmeyi başarıyorlar. Yeni nesil reklamcılığın sık sık başvurduğu gerilla ve viral yöntemler hem reklam vereni, hem tüketiciyi hem de reklam severleri mutlu ediyor. Maliyeti düşük, geniş kitlelere hızlı ve etkili ulaşan ayrıca yaratıcı işler kimi mutlu etmez ki?
Durum her ne kadar iki taraf için de mutluluk verici gibi görünse de gittigidiyor.com'un başarılı viral çalışması sonrasında pazarlama stratejilerinin en yaramaz, en zıpır, en yaratıcı çocuklarına karşı manasız bir sataşma başladı. Kimileri henüz viral pazarlamanın ne anlama geldiğini bilmeden "reklam filmleriyle" karşılaştırdı, kimileri bu işin de suyunun çıktığını iddia etti, kimileri etik bulmadı, sahtekarlık dedi, kimileri de başarısını sindiremeyip işe yaramadığını söyledi.
Nedendir bilinmez Türkiye'de yaşayan insanlar olarak yenilikler konusunda akıl almaz bir direncimiz var. Her şeyi kolaylıkla kabul edemiyoruz. 15 seneden fazla süredir kullanılan gerilla-viral pazarlama yöntemleri daha yeni yeni ülkemizde pazarı neşelendirirken kalkıp "her yer viral oldu" diye şikayet edebiliyoruz. 3-5 günde tahminen 10 milyon izleyiciyi elde edebilen bir iş için "yararlı mı zararlı mı" tartışması yaratabiliyoruz. Oysa ben gittigidiyor.com virali için tartışmaya açık tek noktanın İspanya'daki benzeri olduğunu düşünüyorum. Aslına bakarsanız konsept olarak benzer olsa da konu olarak birebir benzerlikler de bulamadım ben. Tamam, bir odada eski kız arkadaş amatör çekimle mesaj kaydediyor ama biri satıyor diğeri eski sevgilisine paket yapıyor. Birinin söylemek istediği "burada her şeyi satabilirsin" diğerininki "bazılarının istemediklerini bazıları isteyecektir". Ayrıca tesadüfe çok müsait bir konu da diyebiliriz.
Bunun dışında gelişen "terbiyesizlik, hakaret, suç unsuru, ahlaksızlık, dolandırıcılık" gibi ithamların nereden geldiği konusunda en ufak bir fikrim yok. Viralin en önemli hedeflerinden biri olan medyanın bu videoyu gerçekçi bulması bile sorun oldu bazıları için. Bilmeyenler için söylüyorum; bu videonun TV'de yer alması viralin başarısını göstermektedir.
İçeriği sevmemiş ya da sadece İspanyol orijinalinden esinlenildiğini düşünüyor olabilirsiniz. Ancak göz önünde bulundurulması gereken bir gerçek var ki o da belirlenen hedefe ulaşılıp ulaşılmadığıdır.
Burak Demiral
Gerilla Pazarlama artık bir strateji değil, reklamcılığın çağdaş halidir. Bu blog'da gerilla ve viral pazarlama ağırlıklı olarak reklam sektörünü yakından takip eden yazılar bulabilirsiniz.burak@friendfeed | burak@twitter
Blog Geçmişi
Blogaj Altındakiler
-
-
-
Veriden Önce Yanıtlanması Gereken Soru2 hafta önce
-
DAT AI STUDIO6 ay önce
-
-
-
-
-
-